Yeni Sayfa 1
Ortak Payda - Avukat Şadi Çarsancaklı Avukatlık Barosu
Av. Şadi ÇARSANCAKLI

Yeni Sayfa 1
İnsan doğası gereği özgür bir varlıktır. Özgür insan, doğru ile yanlış arasında seçim yapabilme. devamı>>
Adalet Özgür insanın, doğası gereği insanca yaşayabilmesinin olmazsa  olmaz koşuludur. İnsan... devamı>>
İnsanlar doğuştan ve devredilemez şekilde eşittir. İnsanın doğuştan var olan eşitliği, kişinin kendi.. devamı>>
Kişi ancak diğer kişilerle ilişkileri sayesinde ve bu ilişkiler içinde ''insan'' laşır. ''İnsan... devamı>>
 

   

“YENİLİKÇİ, GENÇ VE ÜRETKEN BİR BARO’YU BİRLİKTE KURALIM.”

 

İstanbul Barosu seçimleri 26 Ekim 2008 tarihinde yapılacak. Hukukun Üstünlüğü Platformu adına Başkan Adayı olan Avukat Şâdi Çarsancaklı, bugün saat 10:00’da (22 Ekim 2008, Çarşamba) İstanbul Golden Horn Otel’de yapılan basın toplantısında, yepyeni bir Baro’nun kurulmasının ve diğer seçimlere bırakılmamasının gerektiğini söyledi. Bir meslek örgütü olduğunu unutup avukatların sorunları dışında her şeyle ilgilenmeyi kendine misyon edinen mevcut baro anlayışının acilen değişmesi gerektiğini belirten Av.Çarsancaklı; aksi durumun hem ülkemize ve hem de mesleğimize büyük kayıplar anlamına geldiğini özellikle vurguladı. “Ayrılıklara değil ortak paydalara odaklanılması” gerektiğini belirten ve hukuk camiasının saygın isimlerinin bir araya geldiği genç ve ilerici kadrosunu da toplu olarak basınla görüştüren Avukat Çarsancaklı, ‘Ortak Paydamız Var’ dedi.

 

Av. Şadi Çarsancaklı’nın basına tanıttığı Yönetim Kurulu Üyeleri; Av. Cüneyt Toraman, Av. Kemal  Kaya, Av. Ayşe Kaya, Av. Eyüp Arıcan, Av. Mehtap Açıkses Akpınar, Av. Nevzat Kaya, Av. Abdulhalim Yılmaz, Av. Veli Taşdemir, Av. Melike Taş Terzioğlu, Av. Sait Süzek; Disiplin Kurulu; Av. Ferhat Akaya, Av. Ahmet Lütfi Akkuş, Av. Leyla Demir, Av. Yalçın Ünal, Av. Fethi Karamus, Denetleme Kulu ise; Av. Ramazan İzgeç, Av. Orhan Seyfi Güner, Av.Özlem Ersavaş gibi genç, üretken ve dinamik avukatlardan oluşuyor.

 

Hukukun Üstünlüğü Platformu adına İstanbul Barosu Başkan Adayı olan Av. Şâdi Çarsancaklı, günümüzde genel olarak hukuka, yargıya güven her geçen gün biraz daha azaldığını ve hukuk kurumlarının hızla itibar kaybettiğini vurguladı. “Bundan en büyük hisseyi de barolar ve dünyanın 3. büyük barosu, İstanbul Barosu, almaktadır.” diyen Av. Çarsancaklı; çünkü baro kendi işini bırakmış, baroyu yönetenlerin kısır ideolojik kavgalarının aleti konumuna düşürülmüştür. Ayrılıklarımıza değil, ortak paydalarımıza, düşmanlıklara değil ortak sevdalarımıza odaklanarak yepyeni bir baro inşa edeceğiz. Kırmızıçizgilerde değil, avukatların ortak beklentilerinde buluşarak ideolojiden arındırılmış, siyasete bulaşmamış bir Baro’yu inşa edeceğiz. 26 Ekim’de yepyeni bir Baro gelecek.” dedi.

 

Şuan ki yönetimi eleştiren Barosu Başkan Adayı olan Av. Şâdi Çarsancaklı, hukuk nosyonu, adalet duygusu, içtenlik ve samimiyetten yoksun bir bağnazlığın baromuzu işgal ettiğini söyledi. Ayrıca baro, kendi üyelerini düşüncelerine, inançlarına, kökenlerine göre sınıflama ve buna göre duruş belirleme çabası içerisine girdiğini belirten Av. Şadi Çarsancaklı; “Çünkü baro, hepimizi temsil eden demokratik bir müessese olmaktan çok, statükoyu korumayı meslek edinmiş bir azınlığın politik öncelikleriyle davranan bir siyasi parti hüviyeti kazanmıştır.” dedi.

 

Avukatların sorunlarına değinirken yine hedefinde İstanbul Barosu olan Av. Şadi Çarsancaklı; avukatların sorunlarının ve ne durumda olduğunun asla baro gündemine gelmediğini ve ilgi alanına girmediğini iddia etti.

 

Hukukun Üstünlüğü Platformu adına İstanbul Barosu Başkan Adayı olan Av. Şâdi Çarsancaklı’ya göre Avukatlar ne durumda?

 

  • Avukatlar çok ciddi olarak uluslar arası şirketlerin rekabeti ile karşı karşıyadır.
  • Avukatlar mantar gibi üretilen hukuk fakülteleri ile birbirinin kurdu haline getirilmek istenmektedirler
  • Avukatlar kendi iş alanının önemli bir kısmını yeminli mali müşavir ve muhasebecilerle paylaşmak, hatta onlara terk etmek zorunda bırakılmışlardır.
  • Avukatlar mesleğe başladıklarında acımasız bir rekabet ortamında, devasa bir çarkın dişlileri arasında kaderleri ile baş başa kalmakta ve burada ne baroyu, ne de meslektaşlarını yanlarında bulamamaktadırlar.
  • Avukatlar adliyelerde itilip kakılmakta, icra memurunun, mübaşirin insafına terk edilmekte, suçlunun suç ortağı muamelesi görmektedirler. Öyle ki hâkiminden odacısına kadar tüm adliye personeli avukat karşısında ayrıcalıklı konumdadır. Avukat tuvalete gitmek için yahut mahkeme kaleminde bir dosya okuyabilmek için dahi odacının himmetine muhtaçtır.
  • Bayan avukatlar işleri ile çocukları ve aileleri arasında sıkışmış olmanın trajedisini yaşamaktadırlar. Yer yer tacize uğramakta ya da yerleşik kadın algısı nedeni ile avukatlığın gerektirdiği itibarın gösterilmesi için ayrıca mücadele etmek zorunda kalmaktadırlar
  • CMK avukatları ise kendi baroları ve Barolar birliğinin talep ve yönlendirmesi ile CMK 150 deki değişiklik gerçekleşmiş ve iş alanlarını kaybetmişlerdir.
  • CMK avukatları sembolik nitelikteki ücretlerini dahi makbuzu kesip, KDV sini ödeyip aylar sonra alabilmektedirler.

 

Tüm bu ve diğer düzinelerce sorunun olduğu yerde İstanbul Barosu yoktur.

 

İstanbul Barosu ideolojik mücadeleleri ile uğraşmakta ya da kendini yönetenlerin yaş grubunun ihtiyacı olan huzurevi ihtiyacı için huzurevi inşa etme projesi ile meşgul olmaktadır. Hâlbuki İstanbul Barosu ideolojik kavgaların içinde yer almak yerine tüm toplumun, hükümetlerin ve diğer tüm siyasilerin itibar ettiği akıl hocası olabilirdi. Hâlbuki İstanbul Barosu tüm yasa değişikliklerinde en başta fikri sorulan, fikrine itibar edilen bir kurum olabilirdi.

 

İstanbul Barosu, Uluslararası şirketlerin rekabeti karşısında üyelerini tahkim edebilir, onların birleşmesi, güç olması, ihtisaslaşması, meslek içi eğitilmesi ve hatta iş alanları yaratılması yolunda bir zemin olabilirdi. İstanbul Barosu, hükümetlerin üniversite ve fakülte açmakta izledikleri siyaseti gündemine alabilir ve bir standart oluşturulmasına katkı sağlayabilir, bu yönde bir baskı grubu işlevi görebilirdi.

 

İstanbul Barosu, özellikle vergi davalarının yeminli Mali Müşavir ve muhasebecilerce taciz edilmesinin önünde set olabilirdi. İstanbul Barosu, yeni mesleğe başlamış avukatın yanında yer alabilir, tenezzül edip bir bürosunu ziyaret edebilir, eksiği, gediği konusunda daha tecrübeli olan üstatların tecrübesini yeni meslektaşa aktarabilir, bunu da mesleki dayanışma ve meslek etiğinin bir gereği olarak niteleyebilir idi. Yine mesleğe yeni atılmış olan meslektaşların aidatlarını üç yıl boyunca almayabilir ya da sembolik düzeylere çekebilir, staj döneminde alınan kredileri affedebilir ya da indirime tabi tutabilir idi. İstanbul Barosu, adliyenin her köşesinde avukatın yanında yer alabilir, tıpkı CMK uygulaması gibi adliye nöbetleri oluşturabilir, alt yapı konusunda tüm eksikleri giderebilir, avukatın istiskalini önleyebilirdi.

 

Büyük bir yaptırım gücüne sahip olan İstanbul Barosu için; “23 Bini aşan üyesini ortak bir amaç etrafında bütünleştirebilen bir baronun yapamayacağı hiçbir şey yoktur.” diyen Av. Şadi Çarsancaklı; İstanbul Barosu’nun var olan imkanlarını değerlendiremediğini belirtti. “Baro binası yapmak için baronun tüm birikimlerini seferber eden mevcut yönetimin oysaki Çağlayan’da dünyanın en büyük adalet saraylarından biri yapılıyor ama İstanbul Barosu’nun buradan kendisine bir kat tahsis etmeyi gündemine almamış ve hiçbir girişimde de bulunmamıştır. Biz baro yönetimine gelirsek bu sorunu da ortadan kaldıracağız. Mesela dünyanın en büyük barolarından Paris Barosu, Paris Adalet Sarayı’nın içindedir ve orada hukuk teneffüs edilir. Böylece avukatlar savunmanın sav ile denk ve eşit şartlara kavuşmuş olabilir.” dedi.

Ayrıca; avukatların konut ve otopark sorunlarının da çözüleceğini belirten Av. Çarsancaklı; “TOKİ ve İSPARK ile anlaşma yapılarak tüm İstanbul’da ve özellikle adliye civarlarında avukatların otopark sorununun önüne geçileceğini; TOKİ ile anlaşmaya varılarak da cazip indirim ve kredi imkânlarıyla evi olmayan meslektaşlarımızın da konut sorunu ortadan kalkacaktır.” dedi.

 

Değerli Basın Mensubu,

İstanbul Barosu’nun 25/26 Ekim 2008 tarihinde gerçekleştirilecek Genel Kurul ve seçimleri için Hukukun Üstünlüğü Platformu’nun resmi sitesinde bulunuyorsunuz.

Bu bölümde kullanabileceğiniz haber görselleri bulunmaktadır.

Diğer istek ve iletişim arzunuz için:

Hukukun Üstünlüğü Plâtformu Seçim Koordinasyon Merkezi

Tel:  0212 546 86 96

       0212 546 86 97

       532 633 35 65

Eposta: bilgi@ortakpayda.info

avsadi@gmail.com

arifegokkaya@gmail.com

     
GOLDEN HORN HOTEL BASIN TOPLANTISI AÇIKLAMASI 'nı indirmek için tıklayın...
     
Video haber 1
http://www.tgrthaber.com.tr/video_preview.aspx?guid=63aedf28-7a96-4bc1-9b84-3e2c0206b56c

Video haber 2
http://video.google.com/videoplay?docid=4948992850340341128
     
     
     
     
     
     
     
     
 
     
     
Ortak Payda

Web Site Tasarımı SF Design Hosting Kurumsalnet.NET